Popüler Başlıklar

REKLAM ALANI

13 Ekim 2013

Dünya Dilleri Arasında Kürt Dilinin Yeri

Birçok dilbilimci ve Kürdologun belirttiği gibi, Kürt dili Hint-Avrupa dil ailesi içinde yer almaktadır. Kürtçe Hint-Avrupa dil ailesinin İranî diller grubunda yer alır. Bu grubun kuzeybatı bölümünde yer almaktadır. Bu dil grubunda yer alan bazı dilleri şöyle sıralayabiliriz:
Farsça, Kürtçe, Belucice, Osetçe, Yexnubçe, Peştûca, Pamirce vd.
Kürt dilinin yerinin iyice bilinmesi için dilleri sınıflandırmakta yarar var. Dilbilimciler, genel olarak dili iki yönden; biçimine (morfolojik) ve akrabalık ilişkilerine (genetik) göre ayırırlar.
a) Biçim bakımından diller Dilbilimciler biçim açısından dili üç gruba ayırırlar.
1) Tek heceli diller: Çin ve Tibet dilleri bu grupta yer alır.
2) Sondan eklemeli diller: Türkçe ve Macarca bu grupta yer alır.
3) Bükümlü diller: Bu grupta Hint-Avrupa ve Sami dilleri yer alır.
Kürtçe de bükümlü bir dil olduğu için, büküm üzerine birkaç şey söylememiz gerekir. Dil bilimciler bükümü şöyle ifade ederler: “Çekim sırasında kökün, özellikle de fiil kökündeki ünlünün değişmesi.”
      Bükümlü diller için Arapça iyi bir örnektir. Arapçada ünsüzler (konsonant) değişmeyip, sözcüğün başına ve ortasına gelen ünlülerden sözcükler oluşur. Örneğin “ktp” ünsüzlerinden kitap, mektep, kâtip vb sözcükler ünlülerin değişmesiyle oluşurlar. Yine “chl” ünsüzlerinden cahil, cehele sözcükleri oluşur. 
      Kürtçede sözcükler yüklendikleri göreve göre değişkenlik gösterirler ve bükülürler. Bu kurala göre, değişiklik bazen fiilin köküne kadar yansır. Örneğin, “kirin” fiili birinci tekil şahıs takısını alıp şimdiki zaman kipine göre çekimlendiğinde, di-k-im (yapıyorum) olur. Bu örnekte görüldüğü gibi, fiil kökünden sadece “k” sesi değişmiyor. Bir başka örnekle, “parastin” (korumak) fiilini şimdiki zaman birinci tekil şahısa göre çekimlediğimizde, ez diparêz-im durumuna geliyor. Ez birinci tekil, yalın şahıs zamiridir; di- şimdiki zaman takısı; parêz,emir halindeki fiil kökü; -im, birinci tekil şahıs zamiri ekidir.
      Aynı fiili di’li geçmiş zamana göre çekimle diğimizde, min parastoluyor. Min, birinci tekil, bükümlü şahıs zamiri; parast, geçmişzaman halindeki fiil köküdür. 
      Örneklerden anlaşıldığı gibi, Kürtçede yalnızca ünsüzler değil, ünlüler de değişip bükülmektedirler. “Parastin” fiili şimdiki zaman kipinde çekimlendiğinde, fiilin kökünde (p a r a s t) bulunan “a” “ê”ye; “s” de “z”ye dönüşüyor. 
      Türkçede çekim sırasında fiil kökü değişmez ve böyle bir vakaya rastlamayız. Örneğin Türkçedeki “gitmek” fiilini değişik zaman köklerine göre çekimlediğimizde, fiilin sonuna birçok çekim eki gelir ama, kurallıolarak bir ünlü veya ünsüz bükümüne rastlamayız. Gittim, gidildi, gidecek, gitmişlerdi: Örneklerde sadece ünsüz yumuşamasına rastlamaktayız. 

b) Akrabalık ilişkilerine göre diller;Akrabalık ilişkilerine göre diller beş gruba ayrılır.
1) Hint-Avrupa dil grubu (İngilizce, Fransızca, Kürtçe, Farsça).
2) Sami dil grubu (Arapça, İbranice, Akatça).
3) Bantu dil grubu: (Orta ve Güney Afrika dilleri).
4) Çin dilleri (Çin ve Tibet).
5) Ural-Altay dil grubu (Fince, Macarca, Türkçe, Moğolca).

      Yukarıda da belirtildiği gibi Kürtçe, Hint-Avrupa dil grubunda (ailesinde) yer alır. Hint-Avrupa dil grubu incelendiğinde, bu gruba dahil dillerde birçok ortak ve yakın sözcük görülür. Bu durum aynı dil grubunda yer alan tüm diller için söz konusudur. Bu yakınlık için, hazırladığımız örnek tabloya bakmakta yarar vardır:
Kürtçe     İngilizce       Almanca      Fransızca     Farsça      Grekçe
Stêr           star               stern                astre             sitare        astron
kurt           short             kurz               court                -                 -
lêv             lip                lippe               levre               leb              -
dilop         drop             tropfen              -                     -                -
nav            name           name               nom               name           -
na/no         no                nein                non                   -                -
tu               -                  du                   tu/te                  -                -
nû/niwe    new              neu                 neu                    -               -
neh           nine              neun              neuf                   -                -
dot           douther           -                     -                      -                 -
bira          brother            -                     -                   brader          -



Bu konuyla ilgili olarak Minorsky(Vladimir Feodoroviç Minorski (Rus: Владимир Фёдорович Минорский, 5 Şubat 1877 - 25 Mart 1966), Kürt ve Fars tarihi, edebiyatı, coğrafyası, kültürü hakkında araştırmalar yapan Rusdoğubilimci.) şöyle der :
    “Kürtçe de Farsça gibi Batı İran dillerinden biridir. Andreas, Salamann, O. Monn, Meillet, Lent ve T. Tedesco da Batı İran dillerinin iki gruba ayrıldığını söylerler. Bunlar Güney ve Kuzeybatı İran dilleridir ki, iki grup da birbirlerinden çok etkilenmişlerdir. 
    Bu etkileşim ve benzerliklere rağmen, günümüz İran dillerinin birbirlerine yabancı gelen birçok özellikleri vardır. Kürtçe ve Farsça özgün niteliklere sahiptirler. Kürtçe Kuzeybatı İran kolunda yer almaktadır.”
        Birçok kişi, Kürtçe ve Farsçada bulunan ortak kelimelerden dolayı, Kürtçeyi Farsçanın bir lehçesi gibi tanımlar. Ama Kürtçeyi yakından inceleyenler bunu kesinkes reddederler. Kürtçe ve Farsça arasındaki bazı ayrılıkları sıralayalım.
Kürtçe ve Farsça Arasındaki Farklılıklar 

      Kürtçe ve Farsçanın ayn ıdil grubunda yer almalarından dolayı birçok yönden benzerlik gösterdiklerini belirtmiştik. Birçok çevre bu konuyu istismar ederek, benzerlikleri siyasal inançlarına, etnik arındırma perspektiflerine malzeme olarak kullanmışlardır. Bu istismar bilimsel bakış açısından son derece uzaktır. Tamamıyla öznel bir durumdur.
      Bu tezi ileri sürenler, Kürtçenin “karma” ve “Farsçanın bozulmuş hali” olduğunu söylerler. Bu nedenle yüzeysel de olsa bu iki dil arasındaki ayrılıklardan söz etmek gerekir.
      En belirgin ayrılık Kürtçede olup da Farsçada olmayan “cinsiyet”liktir. Kürtçeyi Farsçadan ayıran önemli özeliklerden biri olan “cinsiyet” özelliğine çalışmamızın ileriki aşamalarında ayrıntılı olarak değineceğiz.
      Kürtçede iki grup şahıs zamiri bulunmasına rağmen, Farsçada böyle bir özellik görmüyoruz. Bu iki grup şahıs zamiri geçişli fiillerde farklıca kullanılmaktadır. Bu özelliğinden dolayı Kürtçe ergatif bir dildir.
Kurmanci için örnek: Min nan xwar(Ben ekmek yedim). / Ez nên dixwim(Ben ekmek yiyorum).
Kirmancki (Zazaki) için örnek: Min nan werd(Ben ekmek yedim). / Ez nanî wena(Ben ekmek yiyorum).
      Kısacası, Kürtçede şahıs zamirlerinde erillik ve dişillik vardır ama, Farsçada böyle bir durum yoktur. Ayrıca Kürtçede iki grup işaret zamiri vardır. Ama Farsçada böyle bir özellik bulunmaz. 
      Bu iki dilin birçok ayrı özelliğinden söz edebiliriz, ancak biz sözü Vlademir Minorsky’ye bırakırsak daha yerinde olur. Kürdolog Minorsky, Kürtçe ve Farsçanın birbirlerinden ayrıve bağımsız diller olduğunu söyleyerek bu ayrılıkları beş başlık altında toplar.
1) Fonetik bakımdan: Kürt dilinin fonetiği Farsçanınkinden ayrıdır. 
2) Ses değişmeleri: Farsça ve Kürtçede bulunan ortak kelimeler ses bakımından büyük bir değişime uğramışlardır. 
3) Şekil ayrılıkları: Zamirlerden tutalım fiil çekim ve bükümlerine, aitlik takılarından isim tamlamalarına kadar birçok ayrılık mevcuttur. 
4) Sözdizimi farkları: Cümlenin öğelerinin sıralanışı Türkçe ve Farsçadan ayrıdır. Türkçede kurallı cümlelerin yüklemi hep cümle sonuna geliyor. Örnek:
Ben dün Ankara’ya gittim (özne+zarf tümleci+dolaylıtümleç+yüklem).
Aynı cümleyi Kürtçe olarak kuralım:
Ez duh çûm Enqereyê (özne+zarf tümleci+yüklem+dolaylıtümleç). 
5) Kelime ayrılıkları. 

Sonuç 
       Her dilin kendine özgü kuralları, özellikleri ve kalıpları vardır. Diğer dillerden ayrılan farklılıklarının yanı sıra, ortak yanlarıda vardır. Bu ortak kurallar, aynı dil ailesinden olan dillerde çokca görülür. Bundan dolayı bazı dillerin ortak özelliklere ve benzer kurallara sahip olmaları son derece normal ve doğal bir durumdur. 
       Kürtçe, birçok kural, kalıp ve özellikleriyle Farsça, Arapça ve Türkçeden ayrılmaktadır. Sonuç bölümünde, Kürtçe ve Türkçe arasındaki dilbilimsel ayrımlara değinmek istiyoruz. 
       Türkiye’de bazıdilbilimci, siyasetçi, bürokrat, hatta değişik ve ilgisiz mesleklerden pek çok kimse hâlâ Kürtçenin bir dil olmadığınıiddia ederler. Kürt dili hakkında merak sahibi olanların kafasında duru bir düşünce ve yargıoluşabilmesi için, bu iki dil arasındaki birkaç somut farkı şöyle sıralayabiliriz: 
•  Kürtçe Hint-Avrupa dil ailesinde, Türkçe ise Ural-Altay dil ailesinde yer almaktadır. 
•  Kürtçe cinsiyetli (eril-dişil) bir dildir. Türkçede böyle bir özellik yoktur. 
•  Kürtçe bükümlü bir dildir, oysa Türkçe eklemeli bir dildir. 
•  Kürtçede iki grup şahıs ve işaret zamiri mevcuttur. 
•  Türkçe ve Kürtçe tamlamalar birbirlerinin tam tersi bir biçimde oluşurlar. 
•  Kürtçe önden, ortadan ve sondan ek alırken, Türkçe sondan eklemeli bir dildir. 
•  Kürtçede sözcükler iki ve üç ünsüzle (strî, stran vb) başlayabiliyorken, Türkçede sözcük başında birden fazla ünsüz bulunmaz. 
•  Kürtçe ve Türkçe gramer, fonetik, sentaks ve türetme bakımından birbirinden ayrılır. 
Kaynakça:
1) Geniş bilgi için bakınız Varlı, Abdullah; Dîroka Dugelên Kurdan, Derpêç 1, Weşanên Sîpan, İstanbul 1997; Çeliker, Celadet; “Kurtedîroka Alfabên ku Kurdan Bikaranîneî, Zend, İstanbul Kürt Enstitüsü, Sayı2, Yıl 1994. 
2) Aksan, Doğan; Her Yönüyle Dil 1 (Ana Çizgileriyle Dilbilim), Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 1987.
3) Bedirxan, Emir Celadet & Lescot, Roger; Kürtçe Dilbilgisi, Doz Yayınları, beşinci baskı, İstanbul 2000. 
4) Mînorsky, Vladîmîr; Kürtler, Koral Yayınları, İkinci Baskı, İstanbul 1992. 
5) Şerefxanê Bidlîsî, Şerefname, Hasat Yayınları, İkinci Baskı, İstanbul 1998. 
6) Ciwan, Mûrad; Türkçe AçıklamalıKürtçe Dilbilgisi (Kurmanc Lehçesi), Weşanên Jîna Nû, Birinci Baskı, Swêd 1992. 
7) Gökalp, Ziya; Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler, Sosyal Yayınlar, Birinci Baskı, İstanbul 1992. 
8) Hesenpûr, Emîr; Nationalism and Language In Kurdistan, Mellen Research University Press, Kanada 1992. 
9) Ehmedê Xanî, Mem û Zîn, Hasat Yayınları, Üçüncü Baskı, İstanbul 1990

08 Ekim 2013

Özgür Kürdistan’ı aşk masalıyla ördü

Özgür Kürdistan’ı aşk masalıyla ördü



Hîvron üçüncü albümü “Mem û Zîn / Welat” ile müzikseverlerle buluştu. KOM Müzik’ten çıkan albümde 11 şarkı yer alıyor. Hîvron, daha çok halk arasında kom olarak adlandırılsa da Nusret İmir, başlangıştan beri çalışmalarını tek başına sürdürüyor. Daha çok hüzünlü şarkılara yer veren Hîvron, bu albümde de bu özelliğini koruyor. Ama bu albümde Kürt halkının binlerce yıllık hüznünü anlattığını kaydediyor. İmir, destanın filme ve tiyatroya uyarlanmasının ardından müziğinin ilk olarak yapıldığını belirtiyor. Ehmedê Xanî’nin, destanın müzikal altyapısını enstrüman ve makamsal boyutuyla belirttiğini ifade eden İmir, şarkıları hem onun makamları ekseninde hem de tarzına yakın bir formatta düzenlediğini kaydetti. İmir ile Ehmedê Xanî, Mem û Zîn ve albümü konuştuk.

- Üçüncü albümünüzde Mem û Zîn destanının sözlerini bestelemişsiniz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Ben çocukken annem her zaman Mem û Zîn masalını anlatıyordu. Mem û Zîn’i okuduktan sonra sadece bir aşk hikayesi olmadığını Kürt ulusunun özgürlük mücadelesi olduğunu da gördüm. Aynı zamanda Kürtlerin o dönemde özgürce yaşayacağı bağımsız bir Kürt devletinin tanımını, Kürt örf adetlerinin devlet düzeni içindeki yerini anlattığını da gördüm. Bu nedenle müziğe uyarlayarak gelecek kuşaklara aktarma fikri oluştu.

- Destanın filmi yapıldı, tiyatroya uyarlandı siz şimdi de müziğini yaptınız. Böyle tarihi bir destanı bestelerken ne gibi hassasiyetleriniz oldu?

Ben bu eseri müzikal olarak ifade ederken tamamen Xanî’nin felsefesini ve ulus kavramını geliştirip geniş bir kitleye ulaşmasını hedefledim. Bütün albümde Xanî’nin ortaya koyduğu değerlere layık olma düşüncesiyle hareket ettim. Fikirlerinin daha iyi anlaşılması özellikle de ulusal birlik ve beraberliğin sağlanması düşüncesinin daha iyi anlaşılması konularında çaba sarfettim. Müziğin geniş kitlelere ulaşma gücü olduğundan albümle bunu yapmak istedim.

- Müzikal altyapı ve kullanılan enstrümanları destanın dokusuna uyarlama konusunda tercihleriniz oldu mu?

Ehmedê Xanî, Mem û Zîn’i yazarken destanın müzikal alt yapısını da ayrıntılarıyla belirtmiş. Enstrüman ve makamsal boyutunu yazmış. Hangi enstrüman hangisinin yanına gelince nasıl bir ses olur, hangi makamla çalınırsa daha güzel olur onları detaylı bir şekilde ifade etmiş. Albümde hem onun makamlarını kullandım hem de tarzıma yakın bir formatta düzenledim. Çünkü bazı makamlardan bahsediyor ama onları bugün kimse kullanmıyor. 500 yıl evvelden bahsediyoruz. Ben de bunların ışığında kendi yorumlarımı da katarak, Kürt ve dünya müziğine uygun bir evrensel müzik yapmaya çalıştım. Xanî’nin ulus kavramı evrenseldir ve biz bu evrensellik üzerinden müziğimizi oluşturduk.

- Mem û Zîn için yapılmış ilk albüm diyebilir miyiz?

Evet ilk müzikal albüm. Mem û Zîn’in üzerinde araştırılması gereken çok boyutu var. Sadece okuduk bitti değil. Belki ileride müzisyenler başka yönlerini farkı formlarda da müzikalleştirebilir. Senfonik bir mantıkla da okunabilir. Her okuyan başka bir duyguya varıyor.

- Xanî’nin eserleriyle Kürt diline yaptığı katkıyı siz de albümle devam ettiriyorsunuz..

Xanî, halkın uyanışının kendi diliyle olması gerektiğini ifade ediyordu. Kürdistan’ın özgürlüğü ile birlikte Kürt dilinin gelişmesini istiyordu. Kürtçe yazmakla da yetinmedi. Onun diğer bir isteği ise Kürtçe ile özgürlük mücadelesini ve Kürtlerin birlik ve  beraberliğini sağlama bilincini oluşturmaktı. Bu fikir ve amaçla ulusal bir destan yarattı. Ve bu destanda özgür Kürdistan’ı aşk masalıyla örerek bu bilinci oluşturma amacını gerçekleştirdi. Biz de çalışmalarımızda bu duygu ve düşünceyle hareket ediyoruz.

- Şarkılarınız daha çok hüzünlü bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu albüm de aynı zamanda destandan yola çıkarak Mem û Zîn’in yaşadığı trajediyi anlatıyor. Hüznün şarkılarınızdaki yeri nedir?

Bu coğrafyada o kadar çok acılar yaşandı ki hüzünlü eserler yapmamak elde değil. Mem û Zîn’in tarihsel boyutuna baktığımızda hem bir aşk hikayesi hem de bir halkın trajedisidir. Bu albümdeki hüzün sadece aşk hüznü değil, aslında Kürt halkının binlerce yıllık hüznüdür.

- Çalışmalarınızı Kürdistan’da Zembilfiroş Kültür Merkezi’nde yürütüyorsunuz. Sanatsal faaliyetlerinize Kürdistan’da devam etmeniz müziğinizin rengini nasıl etkiliyor?

Kürdistan’da müzikal faaliyetlerini sürdürmek üretim üzerinde etkili oluyor. Ülkemde yaşamıyor olsaydım bu tür üretimleri gerçekleştiremezdim. Ülkedeki mücadele ve onun duygu ve düşüncede yarattığı sıcaklık üretimlerimizin niteliğini de belirliyor. Êlih’te (Batman) yaşıyorum ama Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesindeki Zembilfiroş Kültür Merkezi’nde çalışıyorum. Burada gençlere müzikal birikimimizi aktarıyoruz. Bunu yapmazsak çalışmalarımızın anlamı yok zaten. Bu paylaşım bizim için kutsal. Aramızda kendiliğinden gelişen bir paylaşım. Hem öğrenciler mutlu hem de ben çok mutluyum.


Özgürlük mücadelesini öne çıkardım

- Destanda Mem Kürt halkını, Zîn’de özgürlüğü temsil ediyor. Peki albümün geneline baktığımızda neleri ön plana çıkarmak istediniz?

Mem û Zîn, özgürlük savaşçılarına yazılmıştır. Ehmedê Xanî sadece yazar değil, bir ozan, bir bilge, aynı zamanda uzağı gören bir önderdi. O uzağı gören biri olarak Kürt ve Kürdistan’ın durumu üzerinde yoğunlaştı, gördü ki Kürdistan iki zorba devletin at koşturma meydanı haline gelmiş ve halk da bu iki devletin esareti altına girmiş. O da bir yurtsever ve halksever olarak bunu kabullenemedi, buna karşı çıktı ve özgürlüğe giden yolu Kürt halkına göstermek istedi. Bu albümde Kürt halkının özgürlük mücadelesini ve bu mücadelede emek verenleri öne çıkarmak istedim. Bildiğiniz gibi özgürlük yolunda emek veren insanlar bizim için kutsaldır bu nedenle de albümü bu mücadeleye emek veren herkese ithaf ettim.

Mem û Zîn/Welat Albümü Tanıtıldı

 

Kürt müzisyen Hivron, yeni albümü "Mem û Zîn/Welat"ın tanıtımını Ehmedê Xanî türbesinde gerçekleştirdi.

Kürt müzisyen Hivron, yeni albümü "Mem û Zîn/Welat"ın tanıtımını Ağrı Doğubayazıt'ta bulunan Ehmedê Xanî türbesinde gerçekleştirdi. KOM Müzik etiketi ile çıkan albümdeki eserlerin tamamı Xanî'nin "Mem û Zîn" eserinden oluşuyor. Ehmedê Xanî türbesinde yapılan albüm tanıtımının ardından Doğubayazıt Belediyesi toplantı salonunda müzik dinletisi gerçekleştirildi. Dinletiye Doğubayazıt Belediye Başkanı Canan Korkmaz, Belediye Meclis üyeleri, STK'lar ve yurttaşlar katıldı.

İki yılı aşkın süredir Ehmedê Xanî'nin Mem û Zîn eseri üzerinde yapmış olduğu araştırma ve çalışmanın sonucunda albümü oluşturduğunu söyleyen Hivron, "Bu albümün anlamı ve değeri diğer iki albümümden daha farklı. Çünkü Ehmedê Xanî'nin Mem û Zîn eserinden oluşuyor. Umuyorum ki bundan sonra Xanî'nin önemi daha çok anlaşılır ve benim bu çalışmam da buna katkı sağlar. Adına ve felsefesine layık olur. Albümümü Xanî ve özgürlük davası öncülerine armağan ediyorum" dedi. DİHA

06 Ekim 2013

Hivron'dan Yeni Albüm Tanıtımı


Hivron'dan Yeni Albüm Tanıtımı.

Hivron- 'Mem û Zîn/Welat' adlı yeni albümünün tanıtımını 07-10-2013 tarihinde Saat:18:00 'da Ağrı/Doğubeyazıt'ta Ehmedî Xanî türbesinde yapacaktır.
Tüm Sevenlerini Bekleriz.

Güncel Başlıklar

Social Icons

Featured Posts